Hz. Enes, Peygamberimizin eşsiz nezaketini şöyle anlatıyor:
"Kendisine bir şey soranı can kulağıyla dinler, soruyu soran yanından ayrılmadıkça, onu terk etmezdi. Resulullah ile bir kimse tokalaşırsa veya bir kimse tokalaşmak için elini uzattığında, karşısındaki kişi elini çekmeden Resulullah elini çekmezdi. Biriyle yüz yüze gelince de, karşısındaki, yüzünü çevirip ayrılmadıkça Resulullah o kimseden yüzünü çevirmezdi. Önüne oturan kimseye hiçbir zaman ayaklarını uzatmazdı. Karşılaştığı kimseye önce kendisi selâm verirdi. Ashabıyla tokalaşmaya önce kendisi başlardı.
ziyaretci 15 Eylül 2008 11:42 |
BİR GARİBANIN AH Ü ZARI
"YEŞİLYALIDAN BİR CAMİİ GARİBANI YANIMA GELEREK UĞRADIĞI KÖTÜ MUAMELEYİ DİLE GETİRMEMİ İSTEDİ. İFADE ETMEYE ÇALIŞTIM, NOT SİZİN. MALÜM, KİMSE TANRIYI KANDIRAMAZ!!!" "KES" Ahmet hocaefendi hazretleri vaaz kürsüsünden cemaatin bir üyesine böyle bağırdı: "KES"!!! Aslında hitap rayına otursun diye "ULAN"ı da eklemeliydi. Tam bir komut olsundu: "KES ULAN"!!! Ve gariban cemaat bu hitaba karşılık vermeyerek camiyi süklüm püklüm terk eder. Gider evde araştırır. Peygamberin,ashabın, din ulularının bir müslümana böyle hitap edip etmedikleriine bir yerde şahit olamaz. Hatta, peygamberimizin "Ben, güzel ahlakı tamamlamak üzre gönderildim" hadisine bile rastlar. Sevgi, nezaket, karşılık peygamberimizdedir.İnsanları iyilikle doğru yola çağırma, zor koşmama ondadır. İslam, velhasıl iyilikler, gözellikler dinidir.
İlmiyle övünen Ahmet Hocayı böyle hiddete boğan nedir? Elbette, beş para etmeyen gururudur. İblis de ilmiyle gururlanmış, lanetlenmemiş değil miydi? Ne yazık ki vaaz kürsüsüne çıkan hocalar hatalardan münezzehmiş gibi habire kılıç sallamaktalar, cemaatlerini paralayıp yaralar içinde bırakmaktadırlar. Koca bir HEYHAT... Netekim böyle oldu: ANLATAYIM: Malüm, Ahmet hoca vaazında bazı yerlerde jet hızıyla, muhtelif hızlarda, teravifh namazları kılındığı bunun uygunsuz olduğunu, bu konuda diyaneti harekete geçireceğini beyan etti. Bu arada, cematten, iki fakülte bitirmiş bir aydın söze müdahele ederek bu düşüncenin "etik" olmadığını söyleyerek vaizi ikaz etti. Müslümanlar "Jet" hızıyla da namaz kılsalar, onların ibadetini Allah kabul edecektir. Her ne sürette ibadetleri engelleme düşüncesi dini bir düşüncesi değidir. Hiç kılmasalar daha mı iyi olur? Düşüncesindeki cemaat, Hocanın "KES", demesiyle dişarı çıkar. Ve, camiden bir cemaat eksilir. Bu kötü gidişin vebalını Ahmet Hoca üslenebilir mi?
Halbuki peygamberimiz eshabına seslenerek: "Ben yanlış yaparsam ne yaparsınız" dediğinde ashabı kılıçlarının kabzalarına el atarak "seni bununla düzeltiriz", demişlerdir. Yumruğumuzdan başka bir silahımızın olmadığı bu çağda belde Merkez camiini, Ahmet hocanın "Kes" lafıyla terkeden cemaat üyesi, yumruğunu göstererek "yanlış yapma, hoca efendi " demesi hakkı ve görevidir. Bilinmeli ki hatasızlık Allaha mahsustur, her şeyin in iyisini bilen O dur.
Anlaşılan odur ki Kurs Yurdunda kıldırılan "hatimle teravip namazı"nı camiye taşınmak istenmiş olabilir. Bunu açıkça deklare etse de cemaatla kavga yolunu tutmasa daha "akliselim" yol olmaz mıydı? Feraset sahibi gider kahvehanelerde "kağıt" oynayanları camiye davet eder. Cemaate kazandırır. Yoksa, cemaate yalan yanlış fikirler aşılamaz, dinin gereğini yapar. CAMİİNİN, CEMAAT KAYBETME GİBİ BİR LÜKSÜ YOKTUR. VEBALI BÜYÜKTÜR!!!
TRT1 de seyrettemi.Ramazanı şerifin 1. günü papazlara hahamlara Hatayda olacak, iftar yemeği verildi. YORGO BÜDÜRİST te gösterilen incelik bu gariban cemaata neden gösterilmez?. Ben de, DİYANETe çağrıda bulunuyorum. Ahmet Hocayı Diyarbakır Kulp ilçesine "vaizatar" diye göndersin. Maaşına yüzlira katkı da benden... Burda garibana kılıç sallamak kolay!!! ALLAHIM, GARİBAN TÜRKÜ KORUSUN VE EN YÜCE MAKAMA ERDİRSİN.AMİNNNN!
çelli 27 Ağustos 2008 21:18 |
emice oglu yeni resimler cekermısın. yesilyalı cok deyişmişdiyolar. cok merak ediyorumyenı yapılan yerleri
ishak şahin 23 Ağustos 2008 10:05 | antalya
cok güzel calışma olmuş en azından memleketimizi bu sitede yayınlanmasına sebep olan hazırlayan arkadaşlara teşekkür ederiz